fbpx

Tasarımcılardan “Daha Fazlasını” Alın

 

Tasarım Odaklı Düşünme (Design Thinking), özellikle insan odaklı kültürel dönüşüm hedefleyen kurumlarda uygulanan ya da uygulanması için çalışmalara başlanan, son yılların gündemden düşmeyen metodolojisi. Birçok soruna, fırsata, beklentiye çözüm ararken kullanılan, kurum içinde her departmanında uygulanabilmesiyle de popülerliği artan bu metodoloji artık insanı odağına alan kurum kültürlerinin vazgeçilmezi haline geldi.

 

Tasarımcıların bir ürün ya da servis tasarlarken doğal olarak izledikleri yöntemleri esas alan bu metodolojiden bahsederken bir tasarımcı olarak öncelikle “iyi tasarım nedir?” sorusuyla başlamak isterim.

 

Dünyaca ünlü tasarımcı ve araştırmacı Dieter Rams’ın ortaya koyduğu 10 “Good Design” ilkesini gözden geçirelim:

good design

Poster tasarımı: Allie Perry

Sanatla sıklıkla karıştırılan tasarım pratiği sanatın aksine duygulara değil, kullanıma yönelir: ESTETİK YETERLİ DEĞİLDİR. İyi tasarım aynı zamanda inovatif, kullanışlı, mütevazı, kolay anlaşılabilir, uzun ömürlü, dürüst, detaylara önem veren, çevreye duyarlı ve mümkün olduğunca “basit” olmalı. Tıpkı bir iş modelinin, hizmetin ya da servisin olması gerektiği gibi.

 

İlkeleri bu kadar net şekilde ortaya konan iyi tasarımın üretimi nasıl olur? Tasarımcılardan hangi pratikleri alabiliriz?

 

Design Thinking metodolojisine dair önceki yazılarımızda detaylıca anlattığımız akışlar mevcut (Okumak için buraya tıklayabilirsiniz). Bu yazıda metodolojinin bir adım derinine giderek temeli bulmaya çalışalım.

 

Pratik 1: İlişki kurun

Neden + Nasıl = Sonuç denklemini gördüğünüz ve takdir ettiğin her ürün, hizmet ya da iş modelinde arayın. Bunu sadece düşünerek değil, kağıt kalemle yazılı olarak yapın ki gözünüzün önünde dursun. Başka bir çalışman esnasında bu ilişkiden yararlanabilirsiniz.

 

Pratik 2: Temsil kullanın

İçinde bulunduğunuz durumu / problemi bileşenlerine ayırıp temel bileşen için bir temsiliyet yaratın. Sonrasında bileşenlerin değerleriyle ya da durumlarıyla oynayıp, o “elma”ya neler olduğunu analiz edin. Bu temsiliyet bazı durumlarda karşımıza persona olarak, bazı durumlarda ise bağlam olarak çıkabilir. Kendi probleminize en uygun temsili kendiniz keşfedin.

 

Pratik 3: Çerçeve yaratın

Bir mimar olduğunuzu ve bomboş, çevresinde hiçbir eleman olmayan, hiçbir sirkülasyon olmayan bir araziye bina yapacağınızı hayal edin: sonsuz seçeneğiniz var. Bu seçeneklerden hangisinin binayı kullanacak kişilere daha uygun olacağına karar vermek havaya atılan bir tüy gibidir, nereye gideceğini bilemeyiz. İş dünyamızda da bu durum geçerli. Eğer bir çerçeveniz olmazsa sonsuz seçenek arasından hangisinin daha iyi olacağına karar veremeyiz.

 

Pratik 4: Diğer alanlardan beslenin

Bir ürünü, hizmeti, iş modelini tasarlamak yalnızca üzerinde çalıştığınız konunun “benchmark”ıyla olmaz. Önceki pratiklerde ilişkilerini kurduğunuz, bileşenlerine ayırdığınız bu konunun tüm alanlardan beslenmeye açık olduğunu fark edin. Picasso’nun dediği gibi “iyi sanatçılar kopyalar, mükemmel sanatçılar çalar.” Araştırmalarınız esnasında bulduğunuz örneği kopyalamanın ötesine geçip, tamamen farklı bir alanda gördüğünüz çözümü “çalın”. Bu bir film olabilir, bir şiir, eser, arkeoloji, teknoloji, hatta bilimsel çalışma bile olabilir.

 

Pratik 5: Dönüştürün

Bir tasarım asla bitmez, her zaman daha iyisi vardır. Siz de kendi çalışmanızı MVP (minimum viable product) olarak çıktıktan sonra o çalışmanın dönüşümü üzerine çalışın. Sonunu değil, “ilerisini” arayın.

"Kabul et"i tıklayarak, sitede gezinmeyi geliştirmek ve site kullanımını analiz etmek için çerezlerin cihazınızda depolanmasını kabul edersiniz. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Kabul et